DİNLEME USTASI

 

İnanırım ki Allah onu, su, toprak, ateş ve rüzgârın yanında sütten de yaratmış… Öyle kaynayıp köpürmesi, ekşiyip kesilmesi yok, beyazlık ve bereket anlamında sütten… Biraz da dert babalığı anlamında tabii… Dünyanın bütün iftiraları atılsa, bütün karalamaları yapılsa tutmayacak, yine saf, yine temiz kalacak bir fıtrat…

 

Hâlâ dolma kalem kullanan üç isimli kuşaktan… 70 yaşında olmasına rağmen, 18 yaş heyecanıyla güne ve geceye başlayanlardan…

 

Gündüzü gecesi olmayan görevlerde çalıştı.

 

Yüz binlerce insanı dinledi, pek çoğunun yarasına merhem oldu. Olamadıklarına, gücü yetmediklerine bile merhametle davrandı, insanların yarasını kendi yarası bilenlerimizden… Meleklerin bile duasını alanlarımızdan… Bir dinleme ustası…

 

Düzenli… Sonuç odaklı çalışır, süreçleri iş saymaz. O kadar düzenli ki, saçları, o, az sayıda kalan saçları muntazam taralı… İyi bir kütüphanesi var. Türkiye’de kurum yayınları eksiksiz kütüphanesinde bulunur.  Çocuklarının doğum evrakından karnesine, diplomasından başka yazışmalara, elbette fotoğrafları dâhil, düğün hediyesi olarak bir kişisel tarih bilinci oluşturması amacıyla hediye edenlerden…

 

Konuşurken yüzünüzle ve gözlerinizin içiyle de konuşur. Dinlerken gözleriyle, elleriyle, parmaklarıyla ve kalbiye dinler.  

 

Zeytinlikleri dolaşmaz, kestirmeden, sözü ve sizi yormadan söyler söyleyeceğini…

 

Yüz yüze gelemeyeceği, yüzleşemeyeceği, helalleşemeyeceği kimse yok…

 

Devleti en iyi tanıyanlarımızdan… Saçlarının telince bakanla, müsteşarla çalıştı.  Bunların bir kısmını mavi bir deftere yazdı. Yazamadıkları var.

 

Sır kâtibi olmasa da sır saklamasını bilir. Gözleri her gördüğünü kulakları her duyduğunu söyleseydi son çeyrek yüzyılın siyasi tarihi, bürokrasi tarihi başka türlü yazılırdı.

 

Şeytan, kandıramayacağını bildiği için ona musallat olmaz.

 

Kalbini çıkarıp alsanız bünyesi anında yeni bir kalp üretecek kadar merhametli ve müşfik…

 

Şiirle uğraştı, romanlar yazdı, birkaç dönemdir Türkiye Yazarlar Birliği Genel Başkanlığı yapıyor, okuyor, yazıyor, günlük tutuyor vesaire de, şahsiyeti yapıp ettiklerinin ilerisinde…

 

Yaralı…

 

Yarası yaratılmış olmaktan…

 

İbrahim Ulvi Yavuz…

 

Yüzü, çocuk tebessümlerinden bir konak...

 

Sokaklar bile gölgesinden aydınlanıyor ya, ondandır.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator