AĞIR SÜVARİ

 

7 milyar insan içinde yürüyüşünden seçilir. Sesinden de seçilir de, adımları kadar değil… Yürüyüşünü çıkarsak, bir şairler topluluğu içinden kaşlarıyla ve bıyıklarıyla seçilir. İlla yürüyüşü…

 

Konuşurken sesi yürürken adımları tüyden… Tabii, konuşurken sesi; yoksa şiirlerindeki ses şairinin yüz katı bin katı cüsseye sahip…  Bu kadar çılgın, bu kadar kanlı, bu kadar korkunç, bu kadar destanlardan, çatışmalardan, kuşatmalardan ve yarmalardan arta kalan, hani modern dünyaya direnmek için barikatlar kuran bunca sert, bunca ağır kelimeyi, bunca ağır dizeyi, o tüyden adımlarla nasıl taşır diyesi geliyor insanın…

 

Sanırsınız içinde eski cengâverler, şövalyeler kılıç vuruşuyor. Bir Köroğlu dünya Çamlıbel’den ibarettir diye kırat koşturuyor.

 

Yürüyüşünden, sesinden ve içinde taşıdığı şairden farklı bir de gülümsemesi var; tam öyle değil, kendisi bir tebessüm donuna bürünüp kendi yüzüne konmuş gibi…

 

Her muhitte, o muhitten ayrılana kadar uyumlu. Doğal haliyle uyumlu… Eviyle arası iyi; evcimenlikten öte bir iyilik bu.

 

Takibi, okuması da iyi; sıcak edebiyat okuyucusu daha çok… Harf Devrimi’nden öncesini pek bilmez, okumaz da… Dergileri, edebiyat ortamını takip eder.

 

97’de çıkmaya başlayan Edebiyat Ortamı mecmuasını yönetti.

 

Kökler mecmuasında bulundu.

 

Uzun, eleştirel, kendince tutarlı düzyazılar, şiir bağlamında aktüel sayılacak yazılar yazdı; yazıyor.  Yazıyla Solumak ve Şiir Harmanı kitapları, bu yazıların bir kısmının toplamından ibaret…

 

Sürgün ve Atlas, Bir Yangın Tenhası, Barbar Senfoni, Pis Kan şiir kitapları… Kitaplarının ismi bir erkeksi bir hesaplaşmayı çağrıştırıyor.

 

Kendi düşünce de başkaları düşünce ağlanması gerektiğinin farkında.

 

Bakışları gözlerinden, gözleri kafasından, kafası bütün vücudundan ağır adamlardan…

 

Yüzü Nuh Tufanı’nda gemiye alınan erkek kırlangıç…

 

Ali K. Metin bu… Kendisi de kırçıl. Gönlü de…

 

Yazıdaki keskinliği, şiirindeki yüksek perde, o kızıllık, o keskinlik, yerine göre o siyahlık hani yazıp ettikleri olmasa hayatında hiç yok gibi…

 

Eski zamanda yaşasaydı Edebali’nin değil Osman Gazi’nin müridi olurdu, bir derviş.

 

Dar alanda iyi kılıç çevirir. Bu da kırçıllığına dâhil… Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator