ADI ADIMLARINDA…

 

Ömür adam…

 

İnsanın adını anınca gayrı ihtiyari yüzünde bir gülümseme uyanıyor.  Yakışıklı… Fizikî yakışıklığının ötesinde bir şey bu; tavrından sesine, sesinden susuşuna bütün hayatına işlemiş bir yakışıklılığı var.

 

Eskilerde yaşasaydı hikmeti neşeyle dans ettiren bir şair olurdu. Derviş olur muydu, kuşkulu… Rindane tavrıyla tekkelerden de gelir geçerdi muhtemel, öyle bir mürşide bağlanıp kalacak mizacı yok… Aradan “ş”yi kaldırır, her mürşidin biraz bağlısı biraz muarızı olurdu diyesi geliyor insanın; kendisi posta oturmazsa tabii… Yenilerde yaşadı; eski edebiyatçı oldu.

 

Arapçayı ve Farsçayı sular seller gibi bilir. Eski şiirimizin her mazmununa aşina… Ondan beğenisi yüksek…

 

Rüyasında 7 yüzyıllık bir dönemin mahfillerinde dolaşıyor, kendi esrimesine uyanıyor.

 

Yine de tarz-ı kadim üzere kusursuz söylediği üç beş şiiri var dostlarının bildiği…

 

Üniversitede edebiyat muallimi… Onu sevmeyen öğrenci bulunmaz. Şeytan tüyünden mütevellit değil, melek kanadından olsa gerek…

 

Eski şiir şerhlerini bir araya getirdi. İzzet Molla hakkında her şeyi, bilinmeyenleri bile bilenlerden… Osmanlı şiir kuşlarıyla beraber uçmuşluğu, beraber göçmüşlüğü var. “Bağdat’ın Basra’nın telli turnası”yla da yarenliği…

 

Gülü gül ile tartanlardan gül tartma sanatını öğrenmiş; icazetli…

 

Yeterince titiz; yeterince olmasa da çalışkan… Yine de bir rafı dolduracak telif sahibi…

 

“Türk İstanbul”un hemen her devrinde yaşamış kadar İstanbullu…

 

Kıymet bilir, kıymeti bilinir.  Kıymet bilirken abartmaz, şımartmaz, sulandırmaz; kıymeti bilinirken kibirlenmez.

 

Ömür adam… Yol arkadaşlığı mesafeleri unutturur. Yollar da, yolda rastladıkları da sözünden sohbetinden değil sadece onunla karşılaşmaktan aydınlanır.

 

Gölgesi kendi gölgesidir; gölgesinden tanınacak kadar kişilik sahibidir.

 

Her pınarda, her çiçekte, rüzgârın her türlü esişinde, suyun her türlü akışında selamı sabahı vardır.

 

Ünsiyet onda huya dönüşmüştür. Hasetçisini çatlatmaz; hasetçisinin hasedi çatlar.

 

Hayret makamının her burcunda ruhunun göz izleri vardır.

 

Ömür Ceylan bu…

 

1970’li; duruşuyla Akademi’nin 1971’lilerinden…  Edebiyat profesörü…

 

Yüzü su kasidesinin yazılmayan iki mısraı…

 

Böyle biliriz.

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator