TEMEL

Üç bariz hususiyeti var; ikisi şu: Anasından doğduğunda ağlamak yerine kıkırdamış, o dişsiz damaklarıyla uzun uzun gülmüş, birincisi… İkincisi, ilk eylem olarak iki elinin parmaklarını saymış, başparmağıyla işaret parmağı arasındaki açıyı hesaplamış… Zafer işaretinin matematik değeri hakkında bile kanaati olanlardan…

 

Matematikçi… Gündelik hayatında, kendine özgü bir matematik hesabı var. Günü nasıl kullanılacağı hesaplı ve kitapsızdır. Yüz yıkama mesafesi, yüz yıkama süresince musluk kaç defa dönerse akan suyun ne kadar olacağının, yürürken sarf edeceği, gülerken yahut kaş çatarken kaç kalori harcayacağı, kaç yüz kasının hareket ettiği, bütün bunlardan tutun da, derste geçirilecek vakit, arabada, çayhanede, masada ve yatakta geçirilecek vakti önceden hesaplanmıştır. İyi bir zaman planlama ustasıdır.

 

Ölçüyü kaçırdığı görülmemiştir, çünkü ölçü kendisini kaçırıp hapsetmiştir.

 

Hafızasında sayılar formüller sayısınca fıkra bulunur, nükte dolaşır. Belleği, bin beş yüz Temel fıkrasının da içinde bulunduğu Türkiye’nin en zengin fıkra repertuarına sahiptir. Anlatırken de hesaplıdır. Birbiriyle akraba olanlardan başlar, fıkra anlatma süresi ve fıkra anlatırken vereceği nefes sayısı da önceden hesaplanmıştır.

 

Geç kalmaz. Genç kalmasını gülmeye borçludur. Esasında gülmekle kendisi arasında bir alacak verecek hesabı olmayanlardandır. Gülmek parayla olmadığı için çok güler dense abartı olmaz.

 

Bütün talebelerinin kendisinden memnun kaldığı nadir öğretmenlerden biridir.

 

Öğrencisi olsa, bütün hocaların da memnun kalacağı bir mizacı vardır.

 

İyi olan her şeyi onaylar. Eylem adamlığından ziyade “eğlem” ve enlem adamıdır.

 

Bir zamanlar İktibas Mecmuasının sanat sayfasını hazırladı. Rahmetli Ercüment Özkan’ın sofrasından nasiplenmiştir. Ondan, çıkan bütün mealleri iki defa okumuştur.

 

Evde Kuran’la dışarıda herkesle konuşur.

 

Rivayet değildir; sonradan Hurufi olmuştur.

 

Şiirle matematik arasında şiirden çok matematiğe yakın bağlar bahçeler inşa eder.

 

İbrahim Eryiğit bu, matematikçi şairimiz.

 

Eylülde Su, Hurufat, Kuran’la Konuşan şair gülümsemeyi bıraktığı zamanların ürünüdür.

 

İyi dinler. İyiyi dinler.

 

Tarihin ve coğrafyanın eskitemediği, değiştiremediği bir yüzü vardır.

 

Yaratıldığı iklimin gölgesini taşır.  Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator