İPEK BÜYÜCÜSÜ

 

Sessiz ve dingin… O kadar ki, çok sesli ve kalabalık yerlere gitse bile bakışından duruşundan, saçından sakalından bulunduğu ortama da dinginlik sağan bir yanı var.  Sorulmayınca söylemeyenlerden, dahası, sorulanı mümkün olan en  az sözcükle söyleyenlerden… Sıkça kendini, sıkça eşyayı dinlediğinden olacak, konuşurken de sesi sadece muhatabının duyacağı bir perdede… Sesinin yükseklik korkusu var. Sesinin yükseklik korkusunun hilkate ve hikmete dair sebepleri var.

 

Sesinin peşinde demek eksiklik olur, sesinin izinde; sesini yol bilip yürüyenlerden…

 

Yürürken meraklı… Toprağı da dingin ve sessiz adımlarla selamlıyor.

 

Sakallanınca kısık, büyülü seslerle, alabildiğine içten bir ayin yöneten bir ilkçağ rahibine benziyor…  Sakalı da ayinin içinde. Ayini ise gündelik bildiğimiz hayatı. Bir rahibin gündelik hayatı nasılsa öyle; çokça kütüphanesinde…

 

Sakalları kitaplara bakarak ağardı.

 

Gözleri sayfalarda gezinmekten keskin.

 

Bursalı… Talebeliği hariç Bursa’dan ayrılmadı. Şehrini okumakla bitmeyecek, tekrar tekrar yana döne  okunacak bir kitap olarak görenlerden.

 

Felsefe tahsil etti… Sıcak edebiyatı iyi takip edenlerden…

 

Kötümser ve karamsar değil. İçe kapanıklığı bir yanılgı… Şiirlerinde kendi içinde hem derviş hem şeyh efendi kılığında konuşan, dingin ve sessiz konuşan şair, söylediklerini zaman ve mekandan ayıklayarak söylüyor. Öncesiyle ve sonrasıyla 80’in tahribatı şiirinde değil, kendisinde…

 

Gecenin dil olması böyle bir şey…

 

Devletle arasındaki dağın öbür yüzünü merak etmiyor. Ondan kravat bağlamayı bilmez. Dilekçe yazdığı görülmemiştir.

 

İhsan Deniz bu, şairimiz…

 

Arkadaşlarıyla Bürde mecmuasını tek başına İpek Dili mecmuasını çıkardı.

 

Bir gazete günlük yazılar yazdı.

 

Mağara Külleri, Yalnız Sana Söylenen, Adımlarımın Gizli Sokağı, Perdeler, Gecediloldu, Hurûfi Melal, Bozgun Siperi, Buz ve Fire, Daima Unutma, Baht-ı Siyah, Sırtlan Kayboldu, o sessiz ve dingin yürüyüşünde, ruhunun kentlerinin kapılarına astığı sözlerden oluşuyor.

 

Kimseye borcu kimseden alacağı yok…

 

Kozadan ve ipekten anlar. İpek böceğinden de…

 

Yüzü hayatının imgesi…

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator