İŞLENMİŞ KÜLÇE

 

Kendi “hâl”inde… Hâlini yurt edinen, ondan beslenen, onda beslenen bir mizacın sahibi… İlk bakışta rol yapıyor bu çocuk, sesine elbiseler giydiriyor, edasını makyajlıyor, ne bileyim yüzüne ince, anlamlı maskeler dikiyor diyesiniz gelir. O ilk bakış geçtikten, bir teşehhüt miktarı dinledikten, seyrettikten, izledikten sonra kanaatiniz şudur: Rol denecekse şayet “hâl”i rol yapıyordur. Sesi elbisesini muhatabına göre kendisi seçiyor, yüzü eşyanın ve evrenin anlamıyla yüzleştiği için o bakış, o suret beliriyordur. Ne eksik, ne fazla, öyledir.

 

Hüzünle mülemma bir neşe eşliğinde atar adımlarını… Yüzü de öyle yürür. Yüzünün çizgilerinde çiğlikten, hamlıktan arınmış keder denizleri dalgalanır.

 

Yeryüzünün bütün velileri ile aynı kar tanesine, aynı kelebeğe, aynı çiçeğe, aynı çocuk gülümsemesine içinden söze dökülmesi imkansız şarkılarla mukabele etmenin ayrıcalığını yaşar da bu ayrıcalığı kibir olur diye kendine bile hissettirmez.

 

Ola ki bir balığa denk gelir diye ırmağa ve denize taş atmayanlardandır. Avlanmaz. Tüfek ve olta kullanmaz. Tuzak nasıl kurulur bilmez. Sözlüğünde uzak diye de bir yer yoktur. Tuz kullanımı sünnete uygundur.

 

Sol elini çenesine dayayıp muhatabı gençleri dinlerken, onlardaki hayat potansiyelini, onlardaki aşk potansiyelini, onlardaki temaşa potansiyelini sadece yüzünün çizgileriyle değil kalbinin çizgileriyle de resmeder; muhatabına göre cümle kurar. Cümlesi aşkla başlayıp aşkla bitenlerdendir.

 

Sözü ve suyu tartan, hatta sözün suyunu, suyun sözünü tartan hassas terazileri vardır. Cümleye fesleğen eker.

 

Duasıyla “Ordu’nun derelerinin” bir gece yukarı aktığı ehline ve kendine malumdur.

 

Şifa adamıdır. Şafiliği mezheple tanımlanmaz.  Eşyaya bakınca önce şifalı tarafını görür; aynası yaşama sevinciyle parlayanlardandır.

 

Zehir hariç her şeyin beyazına ruhu üflendiği günden bu yana meftunluğu vardır.

 

Kalemi yumuşak uçludur. Sert silgi kullanmaz.

 

Mürsel Sönmez bu, şair dervişimiz…

 

İlhamı da ikramı da  mürselliğine dahildir.

 

Bir zamanlar arkadaşlarıyla birlikte Kardelen mecmuasını çıkardı.

 

Bir düzine şiir kitabının sahibi…

 

Uzun zamandır Bir Nokta mecmuasını çıkarıyor.

 

Yazı onda eylem olduğu kadar enlem ve boylama da dönüşmüştür. Ondan adresi aşikardır.

 

Zarfı da zariftir.

 

Yüzünde göçmen kuşlar dinlenir.

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator