EL VERME USTASI

 

Tek başına bir okul…

 

Tek başına, farklı mizaçtan, farklı meşrepten bir irfan ordusunu sadece yüreğinin vadilerinde, ovalarında değil, dergahının ve camisinin saflarında da bir araya getirebilme maharetini gösteren dervişlerden biri…

 

Tek başınayken de kırk kişi… Kırk kişiyken, o kırk kişinin içinde kendine özgü tevazusuyla, uyumuyla kırklara karışmasını bilenlerden…

 

Ruhunda her şehrin ruhundan öpülesi izler taşır. O izler de zerre köylülük, zerre hamlık, çiğlik bulunmaz. O izlerde memleketi memleket kılan bize mahsus bir maya vardır; fotoğrafa yansımayan… Hayatı Kutlu’nun ideal tipleri gibi sadedir.

 

Uzun yol koşucusudur. Koşuda arada yorulanlar, ayak ağrısını, diz çiziğini bahane edip kesilenler, yahu bu kadar da koşulur mu diyenler, bir ömrü mahvettim diyenler, onda en küçük bir umutsuzluğa yol açmaz.

 

Teşbihte hata olmasın, metal yorgunluğundan da ideal yorgunluğundan da nasipsiz bir gönül taşır.

 

Cemiyet adamıdır. O suyu çıkan, neredeyse, mantar gibi çoğalan, saman alevi gibi sönen cemiyetlerin adamı değildir. Adamı olduğu cemiyet yahut cemiyet adamlığı toplumun ergenlik sapmalarından, taşkınlıklarından yahut sinikliğinden uzak, mutedil ve derin olana talip bir adamlıktır.

 

Orkestrada hem her çalgının dilinden anlayan bir birey, hem o orkestranın nasıl yönetilebileceğini bilen bir şef yetkinliğiyle yer alır.

 

Erzurum halkiyatına ve harsiyatına ilgisi bile atalarının suyunu içtiği ekmeğini yediği şehirle bir nevi helalleşme kabilindendir.

 

Şehrini tanıdığı gibi, ruhunu muhafaza eden o bilge şehirleri andıran her bilge kişinin gönül ve düşünce şehirlerine de vefa borcunu ödemek için çırpınır.

 

Nurettin Topçu Külliyatı onun himmetiyle tamamlanmıştır.

 

Bir de şöyle: Uçmak için kanat açan, yuvadan düşen, kediye köpeğe yem olabilecek onlarca yeteneğe uçmayı öğrettikten sonra yol vermiştir.

 

Dergah Yayınları derin ve ağır akan bir yer altı suyu vakurluğunda yoluna devam ederken, Dergah Dergisi ile o derin ırmağa karışacak yeni dereler keşfetmiş, yerine göre o dereciklerin ayrı bir ırmak olması için yataklar kazmıştır.

 

Ölçüsünde konuşur. Ölçüsünde gülümser. Ölçüsünde atar adımlarını…

 

Demokratlık hastalığı kroniktir. Yanılgısında bile demokrattır.

 

Ezel Elverdi bu, ağabeyimiz.

 

Ezel bey, ezelden bey…

 

Dergah Dergisinin ve Dergah Yayınlarının sahibi, yöneticisi…

 

Varlığı tek başına bir kütüphane…

 

Yüzü de bir dergahtır. Tanık olduğu her şeyi dervişleştir.

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator