BEYAZ HABERCİ

 

Bohçasında güzellikler ve iyilikler taşır. Bohçasında bitmek tükenmek bilmeyen bir heyecan taşır. Bohçasında en uzak zamanlardan süzülen bilgelikler, en yakın zamanda sokaktaki hayhuyun içinden süzdüğü ince yaşanmışlıklar, ibretamiz cümleler, ibretamiz tebessümler taşır. Bohçasında uzak coğrafyalardan diriliş rüyaları, coğrafyamızdan rüya dirilişleri taşır. Hâl taşır, hatır taşır, sadece eşine dostuna, akranına ahbabına, talebesine hocasına değil, kulağı mühürlenmeyen herkese bir ibretlik kıssa, gözü mühürlenmeyen herkese bir ayna taşır.

 

Asım neslindendir. Bir misyon ve aksiyon adamıdır. Başkalarının yerine göre yapamaz dediği, yerine göre lüzumsuz gördüğü, yerine göre fazla abartılı bulduğu kendince bir karşılığı olan onca işi, onca eylemi, gece demeden gündüz demeden çalışarak sonuçlandırır. Sonuçlandırır da bir başlama ustasıdır. Hadi bir iyilik yapalım diyen herkesin omuzu omzundadır.  Bunca eylemi, bunca işi, yerine göre bunca hamaliye ıvır zıvırı, bunca ameleliği yüksünmeden,  gıpta edilesi bir sorumluluk bilinciyle severek yapar. İşini sevdiğinden Allah da onu sever.

 

Hareket adamdır. Bereket kendiliğinden gelir. Yerinde duramaz. Yerinde dursa da yerinde duramaz. İstanbul’da adımlamadığı sokak kalmamıştır. İnsanların kafasındaki sokakları güzelleştirmek için beyaz haberler taşır. Sadece Akif’in değil, sadece Topçu’nun değil, Zarifoğlu’nun da özlediği çocuklardandır.

 

İyi dilencidir. Kuldan merhamet, kuldan yardım, dilenmez. Cebinde tek kuruşu olmasa bile en yakın dostlarından bile dolmuş parası istemez. Bir güzellik ve iyilik dilencisidir. Gram hikmet için, gram sadra şifa bir şiir, bir yazı, bir etkinlik, ne bileyim ümmetin sesine ses olacak, hayatına hayat katacak herhangi bir şey için çalmayacağı kapı, eskitmeyeceği eşik yoktur.

 

Öfkeli değildir. Kin tutmaz. Kin tutmadığı için kir de tutmaz. Gönlünün çatlaklarına tek çare, tek şifa olsa bile katran çalmayanlardandır. İçinin burkulduğu zamanlarda, gönlü kırıldığı zamanlarda bile şevki kırılmaz. Unutmak için kendisine yeni ve hayırlı bir iş icat eder.

 

Daha yeni ergenliğinde Şafağa İntizar adıyla bir fanzin çıkarmıştır. Bir dergi manyağıdır. Mizahıyla, eğitimiyle, edebiyatıyla, onlarca derginin doğum sancısını çekmiş, onlarca dergiye ebelik yapmıştır. Çıkan her dergide çocuğu olmuş gibi heyecanlanır. Kapan her dergide heyecanının gözleri nemlidir.

 

Edebiyat muallimidir. Dahası talebesidir de… Öğrenmeyle öğretmeyi birbirinden ayırmaz. Hiçbir öğretmenevinin lokalinde taş dizdiği görülmemiştir. Bilgisiyle görgüsüyle, ilgisiyle eğilimiyle müfredata indirgenemeyecek bir müktesebat sahibidir.

 

Yaşadığı şehri evi, yaşadığı şehrin insanlarını babası, annesi, kardeşleri, ağabeyleri, çocukları olarak görür. Ondan kendi evine fırsat bulursa uğrar… Bu kadar eyleme yetişmek için Allah kendi içinde kendisinden birkaç tane yaratmış dense mübalağa sayılmaz.

 

Asım Gültekin bu, haberci ve haberli kardeşimiz.

 

Dert ve kaygı sahibi… Sakalları kaderle ve kederle uzar.

 

Dilinden selamı eksik etmeyenlerdendir.

 

Yüzü imparatorluk genişliğinde bir şehzade yüzüdür.

 

Yüzünün atları hazır bekler.

 

Kimse görmeden, el ayak çekilince İslam coğrafyasında dolaşır, nerde bir yeşerme, bir tomurcuklanma, bir direniş varsa, oraya da katılır. Uykusunda bile…

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator