“BİR SU İÇTİ TESTİDEN”

Muzip bir burnu var. Burnu o olgunluğunu, dinginliğini yoldan çıkaracakmış da her an bir yaramazlık yapıverecekmiş, ne bileyim ders veren bilmem hangi mecmuadan bir şarkının notalarını okuyan hocasının saçını çekecekmiş, güneşi gıdıklayacakmış, yağmura dil çıkaracakmış, parkta oynayan çocuklara nanik yapacakmış, buna benzer oyunlar eğlenceler çıkaracakmış intibaı uyandırıyor ilk bakışta….

 

Gülümsemesi de muzip ya, burnunun bu niyetine eşlik ediyor da, sadece niyette kalıyor, eyleme dönüşürse bu özgün ifadenin, bu şenlikli maskenin yüzü eskir diye düşünüyorsunuz ister istemez…

 

Bir de, gözlüğünü burnunun üstüne düşürüp, kaşıyla çerçeve arasından bakarken, burnuna burun kıvırması, o kıpırdayan muziplikten eser olmayan dingin bir ses tonuyla, musikiden, uygarlıktan, hayatın sanatla buluştuğu saklı ırmaklardan bahsetmesi yok mu, işte o zaman en çok kendisi oluyor.

 

Konuşuyor da, hitabında uçsuz bucaksız bir İstanbul beyefendiliği var.

 

Rumeli göçmenliği, Tekirdağlı oluşu filan da eriyor o beyefendilikte…

 

Musiki adamı…

 

İhvan-ı Safa’dan Mevleviliğe, Hint Müziğinden, Türk Musikisinin mabetlerine, anıt isimlerine ilgisiyle, döktüğü göz ve gönül nuruyla bir müzik kazıbilimcisi…

 

O kazıdan çıkardıklarını teşhisle, terkiple, teşhirle, doğu-batı kıyaslaması yapak durduğu yeri tespitle ve insanımızın derin müziğine nüfuzla bir müzik toplumbilimcisi…

 

Önce kendi muzip ruhunu ezgilerle uslandırmasıyla ve içinde toynaklarından kıvılcımlar çıkan huysuz atları müzikle uysallaştırmasıyla bir müzik ruh bilimcisi…

 

Müzikolog yani… Doktoralı…

 

Çekmeyi düşündüğü her filme bir uygun müzik düşünenlerden… Hatta o müziğin ibdasında, inşasında ve icrasında nefesinin ve parmaklarının rol almasını isteyenlerden…

 

Film müziklerine ayrı bir ilgisi var.

 

Yalnızlığını “ney”in anlamlı kıldığını biliyor.

 

Yürürken adımları kuşları ürkütmüyor.

 

Yalçın Çetinkaya bu…

 

Ne yalçın, ne çetin, ne kaya… Adıyla arasındaki ironiye en çok burnu gülüyor.

 

Alternatif Üniversite’nin reklamcısı…

 

Hint-Avrupa müzik ailesini iliklerine kadar inceleyen adam… Müzikte Himalaya’ya çıktıktan sonra yurda dönenlerden…

 

Müzik Yazıları kitaplaştı…

 

Pek çok dergide yazdı, Yeni Şafak gazetesi yazarı…

 

Memleket Meseleleri’ne hayatın ve insanın müziği zaviyesinden bakıyor.

 

 Yüzünün yeminini bozduğu görülmemiştir.

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator