BULUTLU

 

Bulutlu… Öyle başı gözleri filan değil, serapa bulutlu… Hüzne aşinalıktan da öte hüzünle mülemma bir mizacı var. En sevinçli halinde bile, bedeninin ve ruhunun iç gömleğinde ha boşandı ha boşanacak bir yağmur alesta bekler. Durağan bir bulut da değil bu, iç ve dış mekan deşikliklerinde kendiye birlikte seyreden, dahası kendisini birlikte götüren bir bulut…

 

Onda açıklığı, anlaşılırlığı, berraklığı bile biraz muğlak ve yağışlı kılan, doğu aklının ve doğa aklının kalbe teslim olmuşluğu var; bulutsu bir hâl…

 

Ya da şöyle: En bulutsuz halinde bile bulutları çağırma ve getirme kudretine sahip… Ağlamaklı oluşu sulu gözlülüğünden değil…. İncelmiş bir merhametin, incelmiş bir vicdanın, incelmiş bir hassasiyetin o herkesin taşıyamayacağı yükünü taşıyor.

 

Ergenlikten orta yaşlılığa yol alan insanın bütün ruh hallerini çocukluğunda ilk gençliğinde, orta yaşlılığında istikrarlı olarak mizacının yedeğinde taşıdığından olacak, yazdığı metinlerin en fazla etkilediği kesim de bu kuşak….

 

Arabesk diyenler oldu; arabesk değil… Arabeskle de akraba bir kuşağın hayallerini, mahrem aşklarını, söylemediklerini, zararsız isyanlarını, yüreklerinde kıvrılan hançerin zehrini dile getiriyor dizelerinde; bir sözcü bu; kendisinin ve gençliğin sözcüsü…

 

Biçim olarak Türk şiir macerasını en iyi bilenlerden… Dikkatli bakışınca anlaşılacak biçim oyunları, ince hayal oyunları sehlimümteniye varan bir sadelikte şiirlerinde…

 

Başarmak için yaratılmış bir adam…  O bulutlu ve bulutsu baskın kimliğine karşın neyi istediyse en iyi yapanlardan… Masa tenisi mi oynuyor, çevresinde en iyi kendisi… Satranç mı oynuyor, en iyi kendisi… Romanları hariç tabi… Doğası romana müsait değil onun, kendisi çatışmacı olmadığı için, olmadı, çatışmadan köşe bucak kaçan bir mizaca sahip olduğundan,  kurgusunda da çatışma yok roman denemelerinin, kahramanları da çatışmıyor.

 

Yeni Dönem Türk şiirinde Hazreti Peygambere en güzel dizeleri armağan edenlerden… Şefaat için erken bohça hazırlayanlardan…

 

Talebeleriyle yahut talebelerinin onunla münasebeti klasik hoca öğrenci ilişkisinin çok daha ilerisinde; kana karışmayan her bilginin, her malumatın yük olacağını biliyor.

 

Nurullah Genç bu…

 

Kalemini elemle bileyenlerden…

 

Şair, işletme profesörü…

 

Bir rafı dolduracak şiir kitabı var, romanları, mesleki kitapları var.

 

Bütün şiirlerini ezbere bilir.

 

Kırmızıyı sadece gülde sever.

 

Yüzü yaratıldığından bu yana peygamber nazarını bekleyen bir yüzdür.

 

Böyle biliriz.

 

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator