ÜÇ KELİME ÇOK ANLAM

 

Bir insan gönül ve hayal zenginiyle başka ne istesin; dolaştığı sokaklar, tek başına alt üst ettiği şehirler, o şehirlerin ilginç ve sadece “bilen” insanlarının uğradığı mekanları, o mekanların yüce gönüllü insanlarıyla sadece kucaklaşmayla, sarılmayla, dahası selamla ifade edilecek, kelimeleri çaresiz kılan samimiyet zenginliği…

 

Sadece konuşması, yürüyüşü, duruşu, endamı edası değil, yüzü de bu samimiyetten inşa edilmiştir.

 

Baharatsız konuşur. Konuşmasının tuzu yerli yerincedir.  Baharatı sadece yemeklerde sever.

 

Biberden anladığı gibi acıdan da anlayan bir adamdır. Kim sahiden yüreğinde uçsuz bucaksız ağıttan ırmaklar taşıyor, kim yaz yağmurundan bulut resimleri yapmaya çalışıyor aynalara ve kimin içinde keskin bıçaklar çalışıyor,  ilk bakışta anlayacak bir bakış inceliğine sahiptir.

 

Hukuk tahsil etmiştir. Muhakeme coğrafyasının hiçbir yerinde Roma Hukuku işlemez.

 

Gülümsemesinde çocuksu bir neşeyle, bir Çinli suskunluğu ve Ashabı Kehf hayreti iç içe geçmiştir; birbirinden ayrılmaz.

 

Çekirdek çitlemek, çekirdek çitlerken gazoz içmek huyu vardır; tütün kullanmaz.

 

Dünya’da bağı bahçesi, çıkını bohçası olmayanlardandır.

 

“Vav”ın boyun büküşüne “elif”in salınmasına ayrı bir hayranlığı vardır.

 

Dünyanın her yerinden Sultan Ahmet’in güvercinlerine, Sultan Ahmet’ten dünyanın her yerindeki güvercinlere selam gönderir.

 

Usta bir masal terzisi olması “İdris Nebi”nin sünnetine adıyla ve aklıyla bağlı oluşundandır demek eksiklik olur; ilk yaratış anını da masalsı anlatacak kadar muhayyilesi ve muhakemesi işlektir.

 

Çocukluğu kuş renklidir.

 

Çınçınlı masal sokaklarında çok dolaşmışlığı vardır.

 

Çocukluğunun parmakları çizik, dizleri yara bere içindedir.

 

Kirpilere şapka giydirmeyi deneyenlerle arası iyi değildir.

 

Hayal dükkanı işletir…

 

Sadece insanın çocukluğuna değil eşyanın da çocukluğuna aşina olacak kadar irfan sahibidir.

 

Yılan ve akrep dahil bilerek canlı öldürmemiştir; bilmeyerek ezdiği karınca için savunma hazırlamaktadır.

 

Mevlana İdris Zengin bu, ağabeyimiz…

 

Özgün bir masal anlatıcısı…

 

Kalemi Kaf Dağı’nın efendisini kırk defa ziyaret etmiştir.

 

Büyüklerle işi olmaz. “İyi Geceler Bayım” der, geçer. Bu yüzden şairdir.

 

Eklerle ve “eklemlenmeyle” arası iyi değildir.

 

Yüzü gönlünün yüzüyle aynıdır. Ara yüz ve astar kullanmaz.

 

 Böyle biliriz.

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator