VE DÜNYA İÇİNDE HER DÖNDÜĞÜNDE

 

Kelimelere dinginlik aşısı yapar. En dikenli kelimeler bile o konuşurken bir sıklamen çiçeğine dönüşür, insanın konuştuğu kelimelere dokunası, sevesi, o kelimler için toprak saksılar imal edesi gelir.  Ut ve hayâ perdesinden konuşur. Konuşurken kelimeler yüzsüzlüklerini arsızlıklarını, çığırtkanlıklarını bir derviş mizacına tebdil eder. Az konuşur. Öz ve giz konuşur. Çok konuşsa bile kelimelerin onun dilinde ve gönlünde kazandığı huy değişmez. Kelimeleri de su ateş toprak ve rüzgârdan yaratılmıştır; dengede durur, birbirini dengeler.

 

Bir asalet şehzadesidir. “Emin” beratı istemez; zira o berat ruhunun sandığında emin bir yerdedir, solmamıştır ve silikleşmemiştir. Beratta ne yazdığı yüzünden okunur.

 

Herkesi kendi gibi emin bildiğinden yanıldığı çok olur; yenilmemiştir.

 

Hayatı çiçeğinden taç yaprağından çarkın dişli sesinden, köpüğün kırılma eylemine, her devingenlikten, her döngünden bütünüyle okumasını bilir.

 

Cemiyet adamı değildir; adamın cemiyetidir. Rica minnet ile kendisi talip olmadan verilen görevlerden kaçmasa da yalnızlığı sever. Kalabalık arasında ruhunu dua ve şiirle eskin edenlerdendir.

 

Çay alacaklarını tahsil etmez ya, tahsil etse Türkiye’nin en görkemli çayhanesini kurabilir; unutmuştur; bahanesi muhabbettir.

 

Çocuğuna Ali Osman adını veren anne babalara ayrı bir muhabbeti vardır.

 

Şiir söyler… Asıl olanın hayatın şiirini idrak etmek olduğunu bildiğinden söylediği şiirlerin gün yüzüne çıkmasında da utangaç davranır.

 

Bir ahir zaman sakasıdır. Testisinden içimlik su da nesi, ırmaklar, duru pınarlar, usta işi çeşmeler taşır.

 

Hicabi Kırlangıç bu…

 

Allah onun balçığını hicapla karmıştır; ismiyle müsemma…

 

Yüreğinde yeryüzünün bütün Ebrehe’lerine karşı gönüllü kırlangıç sürüleri havalanır.

 

Hicabın ve asaletin müheykel halidir.

 

Aylık Dergi’nin emekçilerinden…

 

Pek çok dergide yazdı.

 

Çalışkan…

 

Telif ve tercüme kitaplarını sunta raf taşıyamaz.

 

Türkiye’de Farisi lisanını eskisiyle yenisiyle en iyi bilenlerden…

 

Müstearıyla onlarca kitap tercüme etti…

 

Bir ara meslektaşı Derya Örs’le birlikte Nüsha mecmuasını çıkardı.

 

Fars Dili ve Edebiyatı Profesörü…

 

Talebelerine talep ettiklerinden fazlasını verenlerden…

 

Mesnevi mütercimi…

 

Şeytanın görünce yol değiştirdiği kişilerdendir; şeytanı görünce kendi yolunu değiştirmez.

 

Alnı ve avuçları leke tutmaz.

 

Saçlarını peygamber aynasında taramıştır.

 

Doğunun bütün ırmaklarında yıkanmışlığı vardır.

 

Yüzü yosun tutmaz.

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator