“İÇİNDE BİR SIZI VAR”

 

Doğunun yedinci kızı…

 

Yıldızlara o kadar yakın ki saçları, renkli fotoğraflarında bile bir yıldız üşümesi…

 

Kalbini her sabah Bozkır steplerinden, Balkan şehirlerinden, Anadolu’nun hemen her yerleşim yerinden, Karadeniz kıyılarından, Akdeniz kıyılarından, Hazar kıyılarından, Akdeniz’in en sıcak Karadeniz’in en derin yerinden topluyor.

 

Bakışında zerre kadar sonradan görmelik yok…

 

Berrak bir olgunlukla bakıyor ufka bakarken, doğrusu en dar açılı, gözden kaçan saklı koyaklara bile bir ufka bakar gibi bakıyor.

 

Metinlerinde  sözcüğün her çağrışımıyla insan egemen bir dil var… 

 

Yazma eylemi şeyhi müridi, hizmetlisi hizmetçisi yalnızca kendi, hepsi kendi olan bir tekkenin gündelik işleyişi, yüz yıllardır aynı gündelik işleyişle işleyişi gibi bir şey… Kalem parmaklarında hem şeyhleşiyor, hem müritleşiyor, hem tekkeleşiyor.

 

Gün kararınca efsaneler arasında kaybolup gün ışıyınca efsaneler arasından çıkıp gelenlerden…

 

Ondan hikayelerinde, romanlarında, hikayemsi ve romanımsı metinlerinde, her cümlenin, her sözcüğün, her harfin bir ölçüde büyülendiğini söylemek mümkün… Kendisi de  her cümle kuruşta, her kelimeyi selamlayışta, her harfi kağıda geçirdiğinde aynı büyü evreninin sularına kendisini bırakıyor.

 

Nesirde, Galip Dede’nin şiirde açtığı yoldan yeni nehir yatakları açıp, camdan nehirler inşa edip taştan gemiler yürütenlerden…

 

Aşkın arınmış halini, tutkunun, sevdanın, gönül almanın, gönül koymanın, gönül vermenin, gönül bağlamanın arınmış halini bir nar ağacında meyvelendirecek kadar mahir…

 

Yaşadığı hiçbir şeyden pişman olmayan, yaşamadığı hiçbir şeyi hırs ağrısına büründürmeyen bir mutmainlik var söylediklerinde…

 

Tebessümü iğreti değil…

 

Dünyaya “düşmüş” olmanın acısını uçsuz bucaksız yazılarda ayaklarını dikenle kanatarak dindirenlerden…

 

Nazan Bekiroğlu bu, tekrar bir kez daha: Doğu’nun yedinci kızı…

 

Evinde…

 

Edebiyat profesörü…

 

Deneme, hikaye ve romanlarıyla bir kuşağın aynalarında büyülü suretler çıkaranlardan…

 

Yüzüne ad koyduğunda cennetteki nar ağaçlarını da yazacak… Cennetteki nar ağaçları da yanacak…

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator