ÇEVRECİLİK UZMANI

 

Rahat adam… Rahatlığı bilindik rahatlıklardan değil… Kendi yüreğinde inşa ettiği adanın sahillerinde ayaklarını çıplatıp denizle halleşerek öyle başlıyor güne…

 

Her güne öyle başlıyor. Her gün dünya onun için herkesin dünyasından farklı…

 

Kendi gündemiyle ülke ve dünya gündemi arasında uçurumlarca mesafe kıldan ince yakınlık olan bir adada yaşıyormuş gibi rahat; en azından öyle bir izlenim uyandırıyor.

 

Konuşurken, çalışırken, masasında elini şakağına dayayıp düşünürken, bir elinde çanta ığranı ığranı yürürken de öyle…

 

Konuşurken sayılı sözcüklerle konuşuyor; en hoyrat, en külhanbeyi sözcüklere bile uçsuz bucaksız bir mülayimlik libası giydiren bir konuşması var. Hiçbir cümlesi dikenli değil.

 

Hayret ve hayranlık adamı… Bu hayret evrenin ve eşyanın hallerine ilişkin de değil, daha çok insan yüzlerine bakarken, baygınımsı bir hayret… Onun için ikili ilişkilerinde kavga ettiği, zıtlaştığı, uyuşamadığı pek kimse yok… Herkesle ve her kesimle iyi… Suyuna gitme hali kurgulanmış bir hal de değil; doğal olarak yürüyor her derenin, her çayın, her ırmağın kenarında; doğal olarak karışıyor bunlara…

 

İsrafa varan bir cömertliği var. Cüzdan taşımıyor. Bir yere gidilecekse, yemek yenecekse, ne bileyim paraya taalluk eden bir toplu eylemde bulunulacaksa, cebindekileri o anda, o durumda azat etmekte usta…

 

İyi huyu: Her biyografiye, her hayat kırıntısına canlı bir insan gibi bakıyor.

 

Kötü huyu: Her insana bir biyografi olarak bakıyor.

 

Ezberindeki şiirler kendi şiir kitaplarındaki şiirlerden daha coşkun, daha kalıcı, daha usta işi olan nadir insanlardan biri…

 

Konuşurken kelimeleri mülayimleşiyor ya, sadece o değil, baktığı her şey, tuttuğu kapı kolu, çevirdiği anahtar, çantasındaki kitabın cildi, sayfaları, temas ettiği her şey, ama her şey mutedil ve güler yüzlü bir hal alıyor.

 

Tütün tiryakiliği dışında kendine özgü tiryakilikleri var.

 

Başkalarının gülecek bir şey bulamadığı şeylerde bile bir ironi, komiğe kaçan bir yan bulup bunu yazı, yahut bir tezyinat unsuru olarak değil, hayatta rintliğine bir katkı olarak kullanıyor.

 

Atı arabası evi barkı yok.

 

Maddi olan hiçbir varlığı biriktirmeye değer görmüyor.

 

İhsan Işık bu, biyografi yazarımız.

 

Türkiye Yazarlar Ansiklopedisi adlı muhalled eserin müellifi…

 

Şiir deneme ve roman denemeleri de var, kendi halince…

 

Öğretmenlik yaptı. Kısa dönem bürokratlık tecrübesi var.

 

Bir yazar kuruluşunun yöneticiliğinde bulundu.

 

Diyarbakırlı…

 

Yüzü şehir surlarından havalanan bir güvercinin kanadı…

 

Kırılmasından korkuyor.

 

Böyle biliriz

 

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator