KALBUR İÇİNDE ELEK

 

Kara kuru bir adam.

 

Yürüyen bir esmerlik…

 

İyi mekik dokur. Hızlı yürür. Guruba dâhil olmayan bir karınca telaşı vardır yüzünde, yürüyüşünde… Oturup sakince, usulca bir konuyu konuşurken bile kafasının içinden, gözlerinden, gözbebeklerinden bir yürüyüş kervanı yol alır.

 

Mekiği en çok Adil Han ile eski “Birleşik” arasında dokurdu. Pasaj kapandı, Birleşik karşıya taşındı; yeni yer arasında dokur. Elleriyle değil ayaklarıyla dokur.

 

Nam-ı diğeri “Birleşik Muhammet”tir. Gençlerin, kitapseverlerin Muhammet Abisi… Birleşik Muhammet yahut Ankara Birleşik deyince, hemen muhayyilenizde bir pencere açılır, küçük hafif dikdörtgen o pencereye yana taralı siyah saçları, siyah kaşları, siyah bıyığı ve bunlarla uyumlu ince yüzüyle yerleşiverir. Yüzü hilkat kitabına kapak olasıdır.

 

Zamanında dershanecilik macerası da olmuştur.

 

Çokça ders kitapları basmıştır; paranın belini kırdığını söyleyenler olsa da paranın belini kıramadıklarındandır.

 

Çalışır, çok çalışır.

 

Kitap koliler. Koli bantlar. Bantlı kolileri taşır. Taşıdıklarını arabaya yahut dükkâna yerleştirir. Tasnif eder. Tarif eder. Yerinde duramaz. Ondan eti de o küçük, o ince cüssesinde kasa dönüşmüştür.

 

Gönlü kas bağlamayanlardandır. Vicdan sahibidir.

 

Bilgisayarı taksitle/veresiye kitap alanların listelerinden göçmek üzeredir. Pek çoğunu sildiğine tanıklığımız vardır.

 

Kitap bahsinde öğrenci babasıdır.

 

Biraz yalnız kurt tarafı vardır. Başkalarıyla çabuk ortaklık kurar; çabuk ayrılır. Yamuğa tahammül edemez. Kuyruğu dik tutmasını biraz buna borçludur. Bu bağlamda da eski alacaklarının üstüne çizgi çeker.

 

Ders kitapları dışında üniversitelerde ders olarak okutulan kültür kitapları ağırlıklı yayıncılık yapar.

 

Bir ara eski kitaba, sahaflığa meyleder gibi olmuş, tez elden vazgeçmiştir. Yine de şahsi kütüphanesini ağırlıklı olarak sahaflık kitaplar oluşturur.

 

Pek bilinmez; “Dört Kitap” yayınlarının da sahibidir.

 

Heyecanlıdır; Muhammet abi, şunu yapalım, bunu yapalım diyenleri de aynı heyecanla dinler. Yapılabilirse yapmaya çalışır. Esasında o heyecanlar, o ilk atılımlar onu yalnız kurt yapmıştır.

 

Muhammet Erbay bu, ağabeyimiz, kitapçımız…

 

Mekânı her Ankaralı kitapseverin, okuryazarın uğrak yeridir.

 

Semtine riya uğramaz. Esaslıdır. İnceciktir.

 

Yüzü esmer bir aydınlığın aynasıdır.

 

Böyle biliriz.

 

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator