MÜREKKEP KULESİNDE GEÇMİŞ ZAMAN AYNASI

 

Türkiye’nin bütün sahaflarını, bu sahafların raflarını, hatta raf arkalarını bilir.

 

Türkiye’nin eli kitaba değmiş bütün hurdacılarını tanır.

 

Türkiye’nin bütün antikacılarının, antika dükkânlarının aşinasıdır.

 

Türkiye’nin bütün eskici pazarlarını, bitpazarlarını, antika pazarlarını dolaşmıştır; dolaşır.

 

Ömrünün yarısı kitap peşinde geçmiştir. Van’da bir elyazması mı var, Ankara’dan atla, onca otobüs yolculuğunu çek, kitaba bak, kendinde bir nüshası bulunmuş olsun, eli boş geri dön; Edirne’den Kars’a, Trabzon’dan Mersin’e yazma sevdasına gitmediği şehir yoktur. Son zamanlarda şehirler kendisine gelir olmuştur.

 

Elyazmalarının dilini en iyi o bilir. İlk bakışta mürekkebinden, kâğıdından, cildinden, hangi dönemde yazıldığını anlayacak kadar uzmandır.

 

Yıpranmış olanları özenle tamir eder.

 

Bir harita ve süreli yayınlar uzmanıdır. Eski yazı süreli yayınlar ondan sorulur. Eski yazı haritalardan koleksiyonunda bulunmayan yoktur. Haritaya bakınca tarihçiliği depreşir.

 

Yakınçağ tarih doçentidir.  Sadece kitap, harita, süreli yayın değil elbette, fermandan berata, vakfiyeden mektuba, kültür hayatımızda kıymet ihtiva eden ne varsa toplar, tasnif eder, ilgilisiyle ve meraklısıyla paylaşır.

 

Bir zamanlar bu topraklarda yazılan ilk Türkçe Sözlüğü Ankara İtfaiye meydanında bir eskiciden almıştı, Allah ona bu topraklarda yazılan ilk Türkçe Vakfiyeyi de nasip etmiştir. Bulgusu, bilgisi, bildirileri özgündür.

 

Başka ilgileri de vardır. Birinci Cihan Harbine dair müze açacak evsafta ve sayıda nesne toplamıştır. Toplamaya devam etmektedir.

 

İyi bir İslam sikkeleri koleksiyonu vardır. Hırsızdan arsızdan, nekesten kıskançtan sakındığı için bu ilgisini saklar.

 

Eskiye hürmeti vardır. Geleneğe sadıktır. Dedem Korkut boy boylayıp soy soylayarak ona Sıddık adını vermiştir.

 

Azığını iki nedenden dolayı çantasında gezdirir.

 

Bir nesneye, hadi somutlaştıralım bir oyuncağa, bir bakır eşyaya, bir sehpaya, bir vazoya, testiye, bir kahve fincanına baktığında yine ilk bakışta onun hangi dönemin eseri olduğu kestirecek bilgi ve görgü kuvvetine sahiptir.

 

Hülasa, başında tuhaf bir sevda ile yerinde duramaz. Yerine göre sevdasının verdiği söze bile galebe çaldığı olur.

 

Gençlere tarihi ve türküyü sevdirir.

 

Sıddık Çalık bu…  Arkadaşımız.

 

Yüzü henüz dökülmemiş bir elyazmasıdır.

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator