OLGUNLAR’DA BİR OLGUN

 

Bir zamanlar Demirspor’da güreşmiş, İran’a Turan’a gitmiş, karşısına kim çıkarsa kündeye getirmiş. Şimdi hayatla güreşiyor. Henüz omuzları yere değmedi ya, bir altta, bir üstte…

 

Bir zamanlar Ankara’nın gri, kahverengi, loş mekânlarının tamamını adı gibi bilir, bırakın bilmeyi, o mekânlar da kendi adını ezberlermiş.

 

Hafızasında siyah beyaz fotoğraflar, siyah beyaz dönemler, siyah beyaz olaylar, kişiler kol geziyor. Kol gezerken renkleniyor.

 

Ankara’nın son yetmiş beş yıllık sosyal tarihi ondan dinlenirse resmi tarihin de gayri resmi tarihinde pabucu dam başında…

 

Bez bir çantası var. Çantasında Almanca at kitabından İspanyolca mizah kitabına her gün üç beş kitap, su,  günlük bir gazete, arada bir atıştırmak için azığı…

 

Tam öyle değil. Görünmez bir el onu gezdiriyor da sanki o çantaymış gibi bir şey… İçinde eski olan, külüstür olan, az kıymetli çok kıymetli eşyalar, anılar, yaşanmışlıklar… O milattan önceki yüzü, alnı, sakalları, güngörmüş, kül yutmayan bakışları da içinde… Ağır aheste yürüyüşü, Kurtuba’da oturup üç beş genç kitapçı dostuyla çoğu dinlemede kalarak yarenlik edişi de içinde çantanın.

 

Eğrisi büğrüsü yok; düz… Tok sözlü ve tok gözlü… Nadanla muhabbet olmayacağını bilenlerden…

 

Yaşayan bir argo ağacı…  Kaynak kişiliğini tescil etmek için günün uyanık saatlerini yanında geçirmek gerekir. 

 

Sakalı cilalı taş devrinden…

 

Ankara’da kimin sahiden sahaf olduğunu kimin sahafçılık oynadığını, hatta biraz gidelim, kimin adam olduğunu kimin adammış gibi yaptığını ona sormalı…

 

Yergisinin kendisine özgü klasiği var. Adam övdüğü görülmemiştir; hakkını verir.

 

Ağzında diş kalmadığı için çorba içmek zorunda kalmıştır.

 

Allah’ın kafasına vurarak tövbe ettirdiği kendi beyanıdır.

 

Turgut Koraltan bu… Külüstür Sahaf… Olgunlar Sokak’taki dükkânının tabelası da külüstür.

 

Net adamdır. Karanlık görmez. Karanlık rüya da görmez.

 

Hırsı yok. Yol ve ekmek parasını çıkarırsa o gün, dükkânı kapar;  her gün selam verdiği üç beş aşinasına görünmeden edemez.

 

Yüzü tek partili hayatın da çok partili hayatın da görünmez bıçak izlerini taşır. Bıçkın izlerini de… İyi biliriz.

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator