TEBESSÜM DİVANI

 

Saçlarını kaside ile tarar; yüzünü gazelle yıkar.

 

Yüzünde o dingin, o ince melalin de ince neşenin de harman olduğu tarifsiz bir gülümsemeyle açılır hayata… Gittiği yerlerde geldiği yerlerde bir bereket, bir türü bilinmeyen çiçek ormanı açılır.

 

Tebessümünden uçan şiir kuşları kanatlarından yüzüne bağlıdır.

 

Konuşmasında, vicdanında, sesinde sözünde, sinirden, kızgınlıktan eser bulunmaz.

Kırılganlığı kendi içinedir; ruhunun ve gönlünün inceliğindendir.

 

Gönül libasının buruştuğu, kırıştığı kirlendiği görülmemiştir.

 

Gözleri sadece bedeninin değil gönlünün de gözleridir.

 

“Azizim” diye başladığı her cümlede muhatabına muhabbetle birlikte bir azizlik, bir izzet bağışlar.

 

İlim erbabı olduğu kadar hilm erbabıdır da… Kumaşı da deseni de Allah’ın ilk yaratma tazeliğini kaybetmemiştir.

 

Akademi’nin Yusuf yüzlülerindendir; talebeleriyle, akranlarıyla, hocalarıyla olan münasebeti de dervişçedir…

 

Devşirdiği güzellikleri kendine saklamaz; irfan sofrasından nasiplendiği için sofrasından irfana talip olanlar nasiplenir.

 

Kasılmaz, bağırmaz, kibirlenmez; halkın içinde halk gibi olma, o sıradan görünen günlük hayatını idame ettirirken halk gibi davranmayı da bilir.

 

Yüzü hem dünyaya çevrili hem dünyadan çevrilidir.

 

Dilencilere surat astığı görülmemiştir.

 

Azığını paylaşır; azın paylaşınca çoklanacağını bilir.

 

Sonunda ünlem olan hiçbir cümleye ısınamamıştır; sesini yükseltmez, hatta o kadar ki istese bile sesi yükselemez, yüksek sesten ve büyük harften Allah’a sığınır.

 

Razı olduğu yoldan, yolun da kendisinden razı olmasını ister.

 

Yaz tomurcuklarına da güz yapraklarına da aynı selamı verir.

 

Yaşar Aydemir bu…

 

Eski edebiyat profesörü…

 

Ravzi’yi, Vücudî’yi, Giritli Salâcıoğulu Mustafa’yı, Behiştî’yi ondan tanımışızdır.

 

Balkan kütüphanelerinde çok dirsek çürütmüştür.

 

Eskinin aynı zamanda sönmeyen bir “eski”yi bir meşale olarak içinde taşıdığını bilir.

 

Şimdilerde TÖMER’de başkanlık yapıyor.

 

Yüzü çılgın bir ruhun mutmain yansımasıdır.  Bir nevi dolunay fotoğrafı…

 

Öyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator