BİR DALDA İKİ MEVSİM

 

Onda hayat beyaz bir kirazın gittikçe ağarması gibi doğal ve ağır işliyor… Konuşması da ağır… Yürümesi de… Elini kımıldatması da… Secdesi ve sükutu da… İçinde deprenen, çıldıran, kiraz çiçeklerince açan, yangınlar çıkaran, tozu dumana katan kederin beyaz bir sakinliğe bürünerek suret kazanması bir çelişki olsa da beyaz bir çelişki bu…

 

Beyaz Türk…  Bilindik anlamıyla değil, zatı ve sıfatı itibariyle beyaz… Hatta güvenilir olması, hak yememesi, saf ve duru olandan yana tutumu, mizacıyla da beyaz…

 

Annesi aş ererken beyaz dalbastı kirazlardan  doyasıya yemiş olmalı…

 

Tebessümü de beyaz…

 

Gittiği şehirlere, dolaştığı sokaklara, adım attığı meydanlara ağır çekimde bir beyazlık yayacak kadar  mütebessim…

 

Konuşması kiraz tadında değil, Polatlı Kavunu tadında… İlk baharla sonbaharın karışımı bir ses…

 

Çocukluğunda gülücüklerini de çığlığını da Karadeniz yıkamış yıkamasına da köpüğüyle yıkamış; o köpükten izler var yüzünün, kaşının gözünün hallerinde.

 

Bulancaklı…

 

“Oy Bulancak, Bulancak/Bu işler ne olacak” türküsünden olacak, ne olacak bu edebiyatın hali, ne olacak bu memleketin hali, ne olacak bu dünyanın hali sorusu aklından eksik olmuyor.  Danışacağı hakim yine kendisi..

 

Frengistan’da Frenk çocuklarına türküleri, mecazı, Hicaz’ı ve kirazı sevdirmekle memur edilmişliği var.

 

“Almanya Acı Vatan” türküsünü dinlerken hüzünlense de, o acıya kendine özgü bir anlam kattığını kendisi de biliyor.

 

Yeni olan her şeyden heyecanlanıyor; doğan gün de doğan çocuk da onda bir yaşama aşısı…

 

Mehmet Akif Korkmaz bu…

 

Kurttan yılandan ve timsahtan korkmaz; tedbirlidir.

 

Doğu Karadeniz Türkü kültürü üzerine çalıştı.

 

Almanya’daki Türk Aile Yapısı ve Hayata Yansıması üzerine araştırmalar yaptı.

 

Türkoloji okudu….

 

Uzun zaman muallimlik yaptı…

 

Adını Çanakkale Şehitleri şiirini ezbere bilen bir yedek subay öğretmen önermiş… İyi de etmiş…. Mehmet Akif’e meftunluğu kulağındaki ilk ezandan başlıyor.

 

Halkbilim doktoru…

 

Yüzü kiraz çiçeği ayinine katılan çakma bir Japon’un yüzü…. Her çiçekte kendi varlığını seyredecek kadar tabiat tutkunu…

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator