BİR HEYKEL DENEMESİ

 

Gözlerinde nerden aldın bu zenginliği diyecek bir ışıltı pınarı mütemadiyen akar, akar, akar; muhatabında sadece itimat değil, samimiyetten sadakate, merhametten meymenete iyi intibaları da akışına dahil eden bir ırmağa dönüşür.

 

Ömrünün çeyrek yüzyılı Hacı Bayram Hazretlerinin türbesinin eteklerinde geçmiştir. Şeyh Efendiye selam vere ala adeta selamdan bir adama dönüşür. İflah olmaz bir barış yanlısı olması biraz bundandır.

 

Bayramî olması gerekirken hayat onu Melami yapmıştır. Kalenderiliği kalenderliğinden bir adım geride yürür. Anlatım bozukluğu varsa bize aittir; bilinen karşılığıyla varlığı yeryüzünde bir anlatım bozukluğudur; düzeltme istemez.

 

Kalıbı dinlendirmeyi öbür dünyaya ertelemiştir, bildim bileli koşturur; ağır yürürken de koşturur, koşturacak bir şey bulamazsa her biri batman ağırlığında ciltli kitapların, eski evrakların, vakfiyelerin, arşiv belgelerinin satırlarında koşturur.

 

Eskiden afiş bayrak asmışlığı, direğe tırmanmışlığı, siyasette seyislik değil, yılkılık yapmışlığı, sırtını kaşağılayan ağabeylere sırtı kaşağılandığı için değil gönüllülüğünden ve elbette gönül sahibi olduğundan hamallık yapmışlığı vardır.

 

Kronik hamaldır. Omuzlarından dünya ile birlikte, geçim kaygısı, geçinme kaygısı, eşin dostu derdi, gamı, endişesi eksik olmaz.

 

Dili Türkçe yanında Arapçaya, gönlünün dili İnsancaya ve Rabçaya muttalidir.

 

Eski metinleri en iyi okuyanlarımızdandır. Eski yazının her türlü düğümünü, boğumunu, şifresini bilir; alanında usta çilingirlerdendir.

 

Yamuk yapmaz. Kendisine yapılan yamuklardan mizacının katı tarafları da sütliman olmuştur.

 

Çekingen olması yerde çekingen olur, atak olunması yerde ataktır; saldırganlık da pısırıklık da semtine uğramamıştır.

 

İzah eder, ifşa eder; ima etmez. Sözü de zihni de berraktır. Kendisine zulmedenlere bile intizar etmeyecek bir gönül yüceliğine sahiptir.

 

Köpekten ve nefsinin muhtemel köpekliklerinden herkesten biraz fazla korkar.

 

Kayserilidir. Tüccar olmaması “sermaye”ye mesafeli duruşundandır, sahip olduğu zihinsel sermaye parayla ölçülmez. Hoş, bir müddet geçim kaygısıyla kitap satmışlığı, hatta zorda kaldığında gözü gibi baktığı kendi kitaplarını satmışlığı vardır, tüccarlık bahsine girmez.

 

Feleğin nice oyununda sürülen bahisleri yakinen görmüştür; bahis oynadığı görülmemiştir. Bahse girmez, fal baktırmaz, yıldıznameleri eski metinler bahsinde okumuşluğu vardır.

 

Mevlüt Çam bu, kardeşimiz.

 

Arşivlerin tasnifinde, gün yüzüne çıkarılmasında, kendisi gün yüzüne çıkmayan, reklamdan, övgüden, görünür olmaktan çekinen gizli kahramanlardan…

 

Yüzü toz tutmaz, her an sızılıdır.

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator