MİNYON BİR SEYYAR KARINCA

 

 

Her şeyi birden bire…

 

Birden bire doğdu, annesi doyasıya doğum sancısı çekmeden birden bire dünyaya çığlık attı.

 

Çığlık birden bire kulağında, ömrü boyunca taşıyacağı bir yankı muskasına dönüştü.

 

Birden bire ilk mektepte, bir oyun havası içerisinde o zamanlar kendi boyunda olan çocuklarla ayinlere katıldı.

 

Birden bire herkesi sevdi, birilerini en çok sevdi, herkese kendisini sevdirdi.

 

Birden bire o gurbet ranzalarında, yemekhanelerde, gri duvarlarda bahar çatlağı yaratan sarmaşıklarda annesizliğin acılarını duydu.

 

Birden bire şiir eskizleri yaptı, okuduğu romanlarda roman kahramanlarıyla uzun yolculuklara çıktı.

 

Başı hep birden bire ağrıdı.

 

Gözleri hep birden bire buğulandı.

 

Birden bire coğrafyamızın bozulan simetrisini fark etti; makasçıya, çerçeveciye, boyacıya, baskıcıya birden bire kaşlarını çattı.

 

Her şeyi birden bire…

 

Aklında Mavera dergisinde şiir yayımlamak yoktu.

 

Arkadaşlarıyla Kardelen dergisini çıkarmak, kendinden öncesini hayal etmek, kayda geçirmek yoktu.

 

Aklında gazetelerde köşe yazarlığı, editörlük, yöneticilik yapmak yoktu.

 

Aklında evlenmek, çoluğa çocuğa karışmak yoktu.

 

Aklında saçlarını düzenli tıraş ettirmek, şık kıyafetler seçmek, kitap sayfalarını çizmeden ve bükmeden okumak yoktu.

 

Aklında on binlerce şiir okuyup içlerinden beğendiklerini bir deftere kaydetmek yoktu.

 

Aklında televizyon programlarında arkadaşlarıyla kültür sanat dedikodusu yapmak, bunu yaparken bile, su bardağının, mikrofonun, ekranın, kameramanın yerli yerinde muntazam durmayışından gizli bir rahatsızlık duymak yoktu.

 

Aklında onlarca iş değiştirmek, o işlerin, o uğraşların da kendisinde bıraktıklarını yazıya dökmek yoktu.

 

Bunlar hep birden bire oldu.

 

Bindiği boz yeleli nasip atı onu hiç ummadığı kapılara götürdü, hiç görmediği uçurumlardan selametle geçirdi.

 

İntiharı düşündüğünde intiharı düşünülmedi.

 

Birden bire yapmaya karar verdiği pek şey birden bire ortaya çıkan başka bir el, başka bir engel tarafından akim kaldı.

 

Birden bire uzun bir ıslıkla uzun bir hayat şarkısını uzun zamandır mırıldandığının farkına vardığında birden bire ıslığın ve şarkının da değiştiğini gördü.

 

Özcan Ünlü bu, kardeşimiz.

 

Şair, denemeci, derlemeci, yayıncı…

 

Minyon…

 

İflah olmaz bir simetri hastası; evrendeki uyumun gizli hayranlarından…

 

Yüzü de “Bir”den “Bir’e…

 

Böyle biliriz.

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator