YÜCE DAĞ BAŞINDA BİR ANIT VARSA


Esaslı adamdır. Esası olan adamdır. Hani söz olsun diye, lafın gelişi diye değil, dünya  bütün silahlarıyla, bıçaklarıyla, külünkleriyle üzerine gelse şahsiyetinden bir parça koparamayacak nadir insanlardan biridir.

 

Alnını ve ellerini secdeye kapandığı için sever, anlamlı bulur. Kalbinin de alnı ve elleri aynı izlek ve idrak üzredir.

 

Sureta Dede Korkut kıssalarından çıkıp gelmiş bir babayiğidi andırır. O suret Allah’ın nezaket boyasıyla boyalıdır. Muhatabıyla bir nergisle, bir gelincikle konuşur gibi narin ve naif konuşur. O konuşurken kelimeler kendi hilm ve hakikatinin bir başka farkına varır.

 

Şuuru tarihi de talihi de kuşbakışı süzecek, bir kartal gözüyle ince kırılmaları, ince yol değiştirmeleri tespit edecek kadar yüksek ve uyanıktır. Tarihimizin talihimizi talihimizin tarihimizi belirlediğini bilir.

 

Alnı aynalı atlara içinden birbirine karışan ırmaklar büyütür.

 

Saçı örgülü, kuyruğu kesilen atlara ağıt ırmakları, denize yürüyen atlara destanlardan ırmaklar inşa eder.

 

Atların ve kendi atlarının rüyalarını tabir eden birkaç dervişten biridir. Kültürümüzün “atlı” olduğu kadar “adlı” olduğunu da genç kuşaklara anlatmak için yaratılmış gibidir.

 

Edebiyat muallimidir. İnsanın edebiyat terbiyesiyle hamlıklardan çiğliklerden arınacağına inanır.

 

Gündelik kavgaların, günübirlik davaların adamı değildir. Bıçak derin keserse bıçak, hançer dönebilirse hançer olmalıdır. Ruhu kanatmayan acı, acı değildir.

 

Ruhunu kanatan acılardan şifalı söz çeşmeleri kurma hüneri vardır.

 

Ülker yıldızının bütün hallerine aşinadır.

 

Hicaplı  ve vakarlıdır;  vakarı hicabını hicabı vakarını zenginleştirir.

 

Ruhunun çocukluğu vicdanla, samimiyetle, gözyaşıyla kundaklanmıştır.

 

Bohçasında büyük rüyalar ve kabul edilesi dualar bulunur.

 

Ağasoylulardandır;  hesap kitap adamı değildir.

 

Talat Ülker bu…

 

Şiir ve deneme kitapları var.

 

Gümüşhane şehir kültürüne dair yazılar yazdı.

 

Herfene adında bir mecmua çıkardı.

 

Selamın sahiden selam, dostun sahiden dost olduğu bir dünyadan bakar yeryüzüne…

 

Güneşte çok kalmış gümüşten bir yüzü vardır.

 

Esmerliği kendisini saklamasındandır.

 

Böyle biliriz.

 

 

mehmetayci.com.tr 2012
Free Joomla Theme by Hostgator